Kategori: Kelimeler Kavramlar

DİŞ KİRASI

Eski ramazanlarda iftara gidilen saray ve konaklarda misafirlere verilen hediyeler için kullanılan bir tabir. Osmanlı Devleti’nde vükelâ ve devlet ricâlinin saray ve konaklarında her akşam iftar yemeği verilmesi yerleşmiş bir gelenekti. Bu iftarlarda misafirlere ve özellikle fakirlere yemekten sonra diş kirası adıyla para ve çeşitli hediyeler dağıtılırdı. Bazı kaynaklarda, Fâtih […]

Din

A) Etimoloji ve Tarifler. Dil âlimleri, din kelimesinin Arapça deyn kökünden masdar veya isim olduğunu kabul ederler. Cevherî dinin “âdet, durum; ceza, mükâfat; itaat” şeklinde başlıca üç anlamını verir ve terim olarak dinin bu son anlamdan geldiğini belirtir . Râgıb el-İsfahânî sadece “itaat” ve “ceza” (karşılık) anlamlarını kaydetmiştir. İbn Manzûr […]

CERRAHİYE

Halvetiyye-Ramazâniyye tarikatının Nûreddin Cerrâhî’ye (ö. 1133/1721) nisbet edilen bir kolu. Nûreddin Cerrâhî’nin tarikat silsilesi, şeyhi Alâeddin Ali Köstendilî (ö. 1143/1730-31), Ali Lofçavî, Debbâğ Ali Rûmî, Mestçizâde İbrâhim Rûmî, Mestçi Ali Rûmî vasıtasıyla Ramazâniyye’nin kurucusu Şeyh Ramazan Mahfî’ye (ö. 1025/1616), daha sonra Muhyiddin Karahisârî, Kasım Çelebi ve İzzeddin Ali Karamânî ile […]

CELVETİYE

Bayramiyye tarikatının Aziz Mahmud Hüdâyî (ö. 1038/1628) tarafından kurulan bir kolu. Tasavvufta ilk dönemlerde bir meşrep ve makam adı olan halvet* ve celvet*, daha sonra birer tarikat adı olarak kullanılmaya başlanmıştır. Bir Celvetî şeyhi olan İsmâil Hakkı Bursevî (ö. 1137/1725), Celvetiyye’nin ilk defa İbrâhim Zâhid-i Geylânî’den (ö. 690/1291) zuhur ettiğini […]

BATILILAŞMA

Batı dışındaki toplumlarda Batı’nın gelişmişlik seviyesine ulaşma çabalarını ifade etmek için kullanılan bir tabir. Günümüz Türkçe’sinde Batılılaşma (Garplılaşma) tabiri, genel olarak Batı ülkeleri dışında kalan toplumlarda, özel olarak da Osmanlı İmparatorluğu ile Cumhuriyet Türkiyesi’nde Batı’nın gelişmişlik seviyesine ulaşabilmek için gerçekleştirilen siyasî, sosyal ve kültürel hareketleri ifade etmek üzere kullanılmaktadır. Ancak […]

Barok

Avrupa’da XVI. yüzyıl sonunda doğan bir sanat üslûbu. Maniyerizmi takip eden karşı reformasyon hareketlerine bağlı olup XVIII. yüzyıl ortalarına kadar devam etmiştir. Baroque kelimesinin Portekizce’de gayri muntazam incilere verilen barroco isminden veya barok sanatın öncülerinden olan İtalyan ressam Federigo Baroccio’nun (ö. 1612) soyadından alındığı sanılmaktadır (bk. Webster’s Third, s. 178). […]

Bahailik

XIX. yüzyıl ortalarında İran’da ortaya çıkan ve bağlılarınca yeni bir evrensel din olarak su­nulmak istenen sapık bir İslam Mezhebine ve­rilen ad. Dinler tarihindeki tüm dinlerin ortaya birden bire çıkma biçimindeki ortak yanlarına ay­kırı olarak, Bahailik, sürmekte olan bir uygula­manın güdümlcnmcsİ yoluyla oluşturulmuş ve bu süreç boyunca hareketin başlatıcısı olan Babgibi, […]

Asya Tipi Üretim Tarzı

Asya Tipi Üretim Tarzı, çağının ihtiyaçlarını karşılayacak küçük sanayi ve tarıma dayalı ekonomiye sahip olan, devletin kamu hizmet­lerini yürütmeyi görev sayıp bu amaçla “artık değeri” vergi ve diğer yollarla ele geçirdiği, mülkiyetin genellikle ortak veya devlete ait ol­duğu bir üretim tarzıdır. Karl Marks (1818-1883), çeşitli kitaplarında geliştirdiği Batı tipi üretim […]

Ateizm

Tanrıyı inkar eden ya da ona İnanmaya karşı çıkan felsefi öğretiye ateizm (tanrı tanımaz­lık) adı verilir. Teizmin tezlerini reddeden ve tanrıyla ilgili herşeyin bilimsel-deneysel araş­tırmalar sonucu dünyada ortadan kalkacağını savunan görüş sahiplerine ateist denir. Ate­izm, bununla birlikte kutsal ve ilahi hakikatle­re “bigane” kalan ve onların varsa bile biline­meyeceğini söyleyen agnostisizmle […]

Aşağılık Kompleksi

Aşağılık Kompleksi: Bireysel Psikoloji okulunun kurucusu Alfred Adler’in ortaya attığı bir kavramdır. Ad­ler’e göre bütün insanlar bir aşağılık ve yeter­sizlik duygusuyla doğarlar. Bu duygu, gerçekten varolan veya kişinin hayali olarak varoldu­ğunu tasarladığı bedensel ya da psikolojik ek­sikliklerden kaynaklanır. Alfred Adlcr (1870-1937) başlangıçta psiko-analitik hareket içinde yer almasına rağmen, S.Freud’un görüşleriyle […]