TAHTINDAN FERAGAT EDİNCE CANINDAN DA OLDU

Çara Karşı Bolşevik Devrimi

1917, Moskova
“Yüzlerin ve hatta hükümet sisteminin bir bütün olarak değişmesi zorunludur…
Ekselansları, sonuçlarım göremeyeceğimiz olayların arifesindeyiz… Her şey öyle
gösteriyor ki, en tehlikeli yolu seçtiniz: Duma’yı dağıtmak… Şuna eminim ki, üç
haftadan daha kısa bir süre içinde bir devrim gerçekleşecek ve her şey yerle bir
olacak. Siz de yönetimi kaybedeceksiniz.”

Rusya’da devrim zamanı geldiğinde ülke savaş ve ekonomik zorluklar yüzünden
oldukça umutsuzdu. Çar II. Nikola’nın danışmanlarına göre yönetimi Duma’ya
bırakmalıydı. Eğer “Diktatör Çar” (Bolşevikler böyle görüyordu) yönetimden
alınırsa, halk meclisi Duma yönetimi ele alıp Bolşeviklerin isyan için öne
sürdükleri nedenleri ortadan kaldırabilecekti.

Ancak Nikola kendini hiç de demir yumruklu bir diktatör gibi görmüyordu.
1905’de Batı’dan gelen liberal seslere kulak verdi ve halkın seçtiği bir
parlamento olan Duma’yı kurdu. Böylece kendi yetkileri azalmıştı. Muhalif
politik partiler ve sendikaların kurulması da yasallaştı. Böylece Rusya’nın bu
dönemi rahat atlatacağını düşünmüştü.

1917 Şubatına gelindiğinde ekmek kıtlığı, grevler, lokavtlar ve gösteriler
herkesin Rusya’nın anarşi uçurumunun kenarında olduğunu düşünmesine yol
açıyordu. Ordunun başındakiler iki seçenekleri olduğunu gördü; ya halkın
üzerine asker gönderilecek ve ayaklananlar bastırılacaktı ya da Duma ile
işbirliği içinde politik bir çözüm bulunacaktı. İkinci alternatifi kullandılar ve
Duma da kendine göre bir çözüm önerdi.

Çarın tahttan inmesini ve tüm yetkinin Duma’ya verilmesini teklif ettiler.
Bunun isyanı engelleyeceğini söylüyorlardı.

Teklif Nikola’ya ulaştırıldı. Nikola önce buna karşı çıkıp, Duma’yı dağıtmakla
tehdit ettiyse de, olayı onların açısından görmesi sağlandı. Kendinde ve oğlunda
olan yönetim hakkından feragat ettiğini açıkladı. Böylece Rusya’da Romanov
hanedanı son bulmuş oluyordu.

Nikola tüm aile üyeleriyle buluştu ve ev hapsine alındı. Duma yönetimi Çarın
güvenliği konusunda garanti vermişti. Rusya artık bir monarşi değildi, ayrıca
Duma dağılmış ve yerine, orduyla işbirliği içinde bir ihtilal planı hazırlamış eski
Duma üyelerinden oluşan bir meclis gelmişti. Karşılarına çıkacak kimse
kalmamıştı… Bolşeviklerden başka. Ancak onlar da lidersiz ve Örgütsüzdü.
Duma birkaç kritik hata yaptı. Kısa bir süre sonra da bu hatalarının cezasını
çekmeye başladılar.

İlk olarak, kendi güdümlerindeki basının yazdıklarına gerçekten de inanmaya
başladılar. Kendilerinin halkın meclisi olduğuna inandılar, dahası halkın da
böyle düşündüğünü sandılar.

İkinci olarak, gerçekten de Rusya’nın öteki Avrupa devletleri gibi bir anayasa
devleti olması gerektiğine inanıyorlardı. Gerçekte Çarın yönetimindeki Rusya acı
çekiyordu. I. Nikola ve Büyük Petro gibi geçmişteki Çarlar büyük adamlardı
ancak Çarın yönetiminde köylülerin şikayetleri büyüktü. Başka seçenekleri
olmadığından katlanıyorlardı. Yıllarca süren monarşi döneminde insanların
toplumsal statüleri olduğu gibi kalmıştı. Çar olmadan her şey havada kalacak
gibiydi. İnsanlar boyun eğecek bir otoriteye alışmıştı.

Üçüncüsü ve en önemlisi ise, Duma üyelerinin belirli bir planı olmamasıydı.
İktidara sahiptiler ama bununla ne yapacaklarını bilmiyorlardı. Sonuç olarak
Bolşevikler de bu durumdan yararlanmaya hazırdı. Aynı yılın Nisan ayında
Lenin Rusya’ya döndü, Ekim ayında da içeride hükümetin toplantı yapmakta
olduğu Kışlık Saray’ın etrafı sarılarak yönetim Bolşeviklere devredildi. Duma’nın
bulduğu çözüm geçici olarak iyi bir çözümdü, ancak altı aydan kısa bir süre
içinde, bu fikrin uzun vadede ölümcül sonuçları ortaya çıktı.

II. Nikola yetkilerini bırakmış, Rusya’daki Romanov hanedanı son bulmuş,
kendilerine güvenliklerinin sağlanacağı sözü verilmişti. Ancak Rusya, sosyalist
bir devlet olacak Sovyetler Birliği haline gelme yolunda ilerliyordu. Tahtı
bırakarak engellemeye çalıştığı ihtilal tüm gücüyle geliyordu ve daha önce
verilen hiçbir garanti de işe yaramayacaktı.

Nikola ve ailesi önce Sibirya’ya sonra da Ural dağları bölgesine gönderildi.
Sürekli ev hapsinde tutuluyorlardı. Tahtı bırakmasından sonra Çar hep baskı
altındaydı.

Ailesinin güvenliği de tehlikedeydi. 1918 Temmuzunda bir emir geldi ve Nikola
ailesi ile birlikte idam edildi.